Makaleler

Makaleler

Yazan: Av. Barış DURNA | 2021-01-17

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ

Hukukumuzda sözleşme çeşitliliği oldukça fazladır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi de Türk Borçlar Kanunu’muzda düzenlemiş bir sözleşme türüdür. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, sosyal bir gereklilik ve insan ilişkilerinin bir sonucu olarak, hayatımızda ve hukukumuzda kendine yer edinmiştir. Bu sözleşme çeşidi eskiden çok yaygın olmasa da insan ilişkilerinin giderek güven üzerine kurulmasının bir zorunluluk olmasıyla günümüzde çokça kullanılan bir sözleşme haline gelmiştir. Hayatının büyük bir kısmını yaşamış ve artık bakılmaya ve gözetilmeye ihtiyacı olan insanların, bu ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla bir karşılık vererek yaptıkları, taraflara karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Fakat sözleşmenin yapıldığı sırada bakım alacaklısının hasta ve bakıma muhtaç olması gerekmemektedir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, TBK 611-619.maddeleri arasında düzenlemiştir. TBK madde 611 şöyledir; “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.” Kanun hükmünden de anlaşıldığı üzere sözleşmenin iki tarafı bulunmaktadır.

Yazan: Av. Hakan İHTİYAR | 2021-01-11

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI(İZALE-İ ŞUYU)

İzale-i Şuyu davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasındaki paydaşlığa son vererek birlikte mülkiyet ilişkisinden, kişisel mülkiyete geçişi sağlayan bir dava türüdür. İlk olarak “mülkiyet hakkı” kavramını daha sonra ise paylı ve elbirliği mülkiyet kavramlarını incelemekte fayda vardır. Mülkiyet, eşyayı elinde bulunduran kişiye eşyayı kullanma, ondan yararlanma ve mal üzerinde tasarruf etme yetkisini sağlar. Bu nedenle mülkiyet hakkı, kişiye en geniş yetki veren malvarlığı hakkıdır. Bir mal üzerinde mülkiyet hakkı sadece bir kişiye değil birden çok kişiye aitse birlikte mülkiyet söz konusu olur. Bir mal üzerindeki birlikte mülkiyet hakkı iki türlüdür: elbirliği mülkiyeti ve paylı mülkiyet.

Yazan: Av. Barış DURNA | 2021-01-02

İŞ KAZALARI SONUCUNDA İŞÇİNİN SAHİP OLDUĞU HAKLAR

İş Kazası Nedir?

Bir işçinin işveren tarafından verilmiş olan işi icra ettiği sırada, işyerinde olsun veya olmasın geçirdiği kazalar, iş kazaları olarak kabul edilmektedir. İş kazası sayılan haller 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. maddesine göre şunlardır;

  • Sigortalının işyerinde bulunması esnasında,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

 

Kaza olayının meydana gelmesi halinde iş kazası sayılmaktadır.

Yazan: Av. Hakan İHTİYAR | 2020-12-26

 BOŞANMA DAVASI VE BOŞANMA SEBEPLERİ

Boşanma, evliliğin hukuk bakımından sona ermesini ifade eder. Boşanma ile taraflar arasında hukuk düzenince tanınan aile birliği ve bağları tamamen sona erdirilmiş olur. Boşanma sebepleri kültür ve gelenek-göreneklerin de etkisiyle toplumlar arasında farklılık gösterir. Ülkemizde de boşanma sebepleri Türk aile yapısı ve geleneklere göre şekillendirilerek modern aile hukuku kurallarına da paralel şekilde Türk Medeni Kanunu’muzda düzenlenmiştir. Boşanma sebepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’muzun 161-166. Maddeleri ile düzenlenmiştir. Kanun hükümlerinin yanı sıra Yargıtay’ın aile hukuku ve özellikle de boşanma davaları hakkında verdiği kararlar sürecin doğru ve eksiksiz bir şekilde yürütülmesi için oldukça önemlidir. Zira insan ilişkilerinin sürekli olarak değişmesi ve farklılaşması aile ilişkilerine de büyük ölçüde etki etmektedir. Bu noktada kişiler arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümü o kadar da kolay olmamakta ve değişen ilişkilere uygun olarak hukuk kurallarının yorumlanması gerekmektedir. Hukukumuzda iki tür boşanma davası bulunmaktadır. Bunlar anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarıdır.